Friday, July 08, 2011

bir aforizma yahut bir alinti

bugun
evet
bugun...
yeni bir sey deneyecegim
(yenilik...!)
iste boyle yazmayi
bir ayseozyilmazel
bazen biraz yilmazozdil
bir ergen kizin lise edebiyat dergisi coskusu
(uygunundan bir tane de murathan mungan siiri cakabilsem suraya resmi tamamlayacak)
boyle yazinca
...
sanirim cok etkileyici bir seyler
oluyor
hayatimizda
(senin hayatinda... benim hayatimda... biraz daha nokta koyayim gelmisken.................)

[arada kalkip yemegi karistirabiliyorum, nasil olsa bilinc akisi. biraz tuz. biraz enter tusu. biraz daha nokta....]

brian ferry roportajini okudum kalkmisken.
cok guzel kadinlarin
-mesela simarik modellerin-
pesine
dusmeyin demis.
(40 yasindan sonra anlamistir dedi 40 yasindan sonra anlayan bir baskasi)
brian agabey:
simarik model
senin elinin altinda olan
bir
olgu
(dur ne zamandir nokta koymadik.........)
bizim sagimiz
solumuz
(sonra tekrar saga. bazi seyler unutulmuyor: trt trafik egitimi)
calvin klein'in erkek modelleri
victoria'nin sirri melekleri ile
cevrili mi
sanirsin?

yeterince duygusal ve ic paralayici olamadigimi farkettigim icin biraz daha eften puften seylerden bahsetmeliyim onumuzdeki satirlarda.
(kizim enter'i unutma. uzun cumleyi ousterhout da yazar)

utu
utu yapmam gerektigi
hatirlatildi
(oh firsat bu firsat)
sen bana
eskiden
onu yap
bunu yap
demezdin
oysa... simdi?
utu yap ha. utu yap
utu
isitilmis bir demir parcasi:
bagrima basiyorum.
seni
bastigim gibi
(sembolik cinsel gondermeler)
....

hassiktir boyle yazinca beynim bosaliyor tamamen. simdi anladim niye tercih edilen bir stil oldugunu; allahim sen beni kisa cumlelerle imtihan etme yarabbim.
/over and out.

(buraya da siirsel bir alinti. orselenmislige dair bir seyler. yer kalirsa yasanmisliklar)

10 comments:

switch said...

haha burda layk nası oluyo

ihsan said...

"Sonlara doğru resmen Vogon Poetry'nin kapısından dönmüşsün"
diyecektim sonra bu olgu üzerine aslında İstiklâl Marşı'nın da tam sürümünün Vogon şiirinden geri kalmadığını fark ettim; bir bakalım,

"Ey serbestlikli gurultu böceksi
Çisemelerin banadır
Şişik bir arının üzerindeki çoğalsımış boşboğaz lekeler gibi.
El yordamla yakarıyorum sana,
Fışkıran dövme dolaplarım ve kıtırdak yığlık engebeler ile halka halka kakıştır beni.
Yoksa busbulantı çıtırdağımla lokma lokma doğrarım seni, gör bakalım!"


~

"O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım,
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Değer mi değmez mi, gör bakalım!"
)

(sonlara doğru ben ekledim, evet)


Bu arada acıkmıştım ama iştah miştah kalmadı yemin ediyorum cerihadan boşalan gurultu böceksinin fışkısından ya allah kahretsin be öf.

-ütü yapma bence sen-

--END OF TRANSMISSION--

cheja said...

ihsan, vogon poetry, meger bir lise edebiyat dergisi, bir hurriyet kelebek kose yazisi degil miymis? (belki biraz da m. akif)

senelerce yerden fiskiran naas imgesi beni kovaladi durdu. ortaokul-lise hayatimi yerden fiskiran kanlar, portleyen cesetler tahayyul ederek gecirdim.

ihsan said...

ama biz,
ruh-i mücerredler ile avunurken
belli belirsiz,
fışkıntı!

...

petrol çıktı adamın,
adamın evinden,
evinin dibinden,
en dibinden,
siyah altın dediler,
gayrimüslim kediler
yalanırken belli belirsiz
fışkıntı ile inledi,
arap yarımadası!

spor otomobil dedi bir şehy,
çekingen bir ses tonuyla,
ÜÇYÜZKIRK BASIYOR OĞLUM!!!
diye bağırdır birden,
ve yemeye devam etti
pilavı...

...elleriyle.


Şehriyeliydi pilav
bir arap şehrinde
bir arpa şehriye
beybi...

cheja said...

ihsan zahmet olmazsa bu mukemmel siyirini bana mail atar misin? bence yakinda kisa bir kitap basabilecek noktada olacagiz. durmak yok, yola devam.

(eserini layklara bogmak isterdim.
ustunu ciceklerle ortmek.
benim (mrmrmrmrir bir yandan is yapiyorum buraya bir sey uyduramadim) gibi cicekler
al o zaman
sebboy!)

ihsan said...

Koskoca Billund Havalimanı'nın helpdesk'inde cumartesi günü yalnızca bir kişi çalışıyor ve o bir kişi benim üçüncü kez reminder gönderdiğim sorguma halen yanıt vermedi. Bunun üzerine bir iki kuple birşey yazmak istiyorum;

Bu mudur batının iş ahlâkı,
Vardiyanın hakkını veremedin sankı?
Inbox'ımda boşluktan oluyor yankı
birer çay söyle de içlelim Hakkı.

Billund'dan kalktı tren,
Esbjerg'e yaptı fren,
bana ændringlist göndermeyen,
bana seni gerek seni.

ihsan oğlan kısa kesti, yatıştı,
sıcak oldu t-shirt sırta yabıştı,
haklı haksız birbirine karıştı,
galiba mail geldi bir saniye,
gelmemiş ya başka birşeymiş,
gaddemit...

:(

cheja said...

acini paylasiyorum kenkster. ben de yarin itibariyla gidip batinin ahlaksizligini degil, teknolojisini alip donmeye calisacagim. ama amsterdam'da bu hususta ne kadar basarili olacagim, gorecegiz. gitmisken isvec'e dogru bagiririm (burada riget'e bir gonderme yaptim ama hem lokasyon tutmuyor hem context. olsun, aramizda lafi mi olur?)

JustAddWater said...

Yorumlarınızı okurken karnıma kramp girdi. Yazı zaten top-down okurken kafa yapıyor.

Bookmark edeyim kurtulayım
Rakı şarap parasından
Bize nasip olmaz nasıl olsa
Ham petrol arap yarımadasından

Halka böyle bir hizmet şüphesiz ki Hakka da hizmettir.

Vaya con dios

Sahika Tekand said...

o degil de hayat boyu hic utu yapmadim la ben

deniz said...

sahane olmus! birraavo!